Son Haberler
Anasayfa / Online Deneme Sınavları / YGS Türkçe Deneme Sınavı

YGS Türkçe Deneme Sınavı

logo
Ygs Online Deneme Sınavı
1.
Sanat güzeli göstermelidir insana, estetikle mayalanmalıdır. Gerçekçi olma kaygısıyla her türlü sıkıntıyı, kötülüğü, çirkinliği yansıtmaya çalışan sanatçı; güzelliğe karşı gözlerine mil çekilmiş bir âmâya çevirir okurunu.

Bu parçada geçen “gözlerine mil çekilmiş bir âmâya çevirmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: "B" Güzelliklerin görülmesini engellemek
Soru Açıklaması
1(25). Parçada geçen “gözlerine mil çekilmiş bir âmâya çevirmek” ifadesiyle anlatılmaya çalışılan güzelliği görebilme yetisini kaybettirmektir.

(Sözcük Gruplarında Anlam) Cevap B
2.
Şair, sözcüklerle dans ediyor şiirlerinde. Hiçbir sözcüğü gündelik çağrışımlarla yansıtmıyor. Her birini yeniden doğuruyor adeta, yeniliyor; bir başka deyişle her sözcüğe yeni parantezler açıyor.
Doğru Cevap: "D" Sözcüklere yeni anlamlar kazandırmak
Soru Açıklaması
Bu parçada geçen “her sözcüğe yeni parantezler açmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
3.
(I) Komedyenin sıkı bir mizah anlayışı olmalıdır. (II) Özgünlük ve bir düşünce sancısıyla pekiştirilen bu mizah, komedyenin halka bir şeyler göstermesini kolaylaştırır. (III) Basmakalıp deyişlerle yapılansa mizah değil, ancak soluk bir söz yığını olabilir. (IV) Bu durumsa sanatçıyı doğurganlıktan uzak, yapay bir kişi yapar. (V) Dolayısıyla mizah; yetenek, özgünlük ve düşünmeyle yapılan bir iştir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
Doğru Cevap: "C" V.
Soru Açıklaması
Mecazlı söyleyiş bir sözün gerçek anlamının dışında kullanılmasıdır. I. cümlede
“sıkı”, II. cümlede “sancı”, III. cümlede “soluk”, IV. cümlede “doğurganlık”
sözcükleri mecazlı söyleyişe sahiptir. V. cümlede mecazlı söyleyiş yoktur.
(Sözcükte Anlam) Cevap C
4.
Sanatçı, bastığı toprağın tüm bileşenlerini eserine yansıtmadıkça tüm dünyaya hitap edemez.

Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: "E" Yerel ögelerin tümünü eserine almayan bir sanatçının evrenselleşebilmesi mümkün değildir.
Soru Açıklaması
Cümlede içinde bulunduğu topluluğun özelliklerini yansıtmayan sanatçının evrensele ulaşamayacağı anlatılmıştır.
(Cümlede Anlam) Cevap E
5.
(I) Öykü; hayatla hayalin, görünenle görünmeyenin birleşimidir, diyordu yazar bir mülakatta. (II) Doğru bir ifade bu; çünkü bir öykü, yazarın kurgulayabilme gücünün göstergesidir. (III) Yazar, olanı ya da görüneni iç dünyasıyla harmanlayarak ve bunu yaparken özgün bir anlatım yakalayarak başarılı bir öykü koyabilir ortaya. (IV) Tabi bu kurgunun öykünün organik yapısını zedelememesi, yazarın inandırıcılığını azaltmaması gerekir. (V) Aksi takdirde üretilen şey, ütopik bir eser olmaktan öteye gidemeyecektir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "D" Öznel düşünceler içeren bir cümledir.
Soru Açıklaması
A† Bir kişinin cümlesi olduğu gibi aktarılmıştır.
B† I. cümle nesnel, II. cümle özneldir.
C† Anlatımın (üslubun) özgünlüğünden bahsedilmiştir.
D† Öznel düşünceler içeren bir cümledir.
E† Konuya ilişkin öznel değerlendirme yapılmıştır.
6.
İnsanların toplum içindeki yerlerini tutum ve tavırları belirler. Kimi insan vardır ki alçak gönüllüdür, kibire kapılmaz, insanların mevkilerine göre tavır takınmaz; işte bu kimseler saygı ve sevgi görür, değer kazanır. Kimi insan da vardır ki kibirlidir, herkesi küçük görür, üstünlük taslar, onun toplum içinde iyi bir yer kazanmayacağı da açıktır.

Bu parçada bahsi geçenleri en iyi özetleyen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: "B" Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
Soru Açıklaması
Bu parçada alçak gönüllülük ile kibirin karşılaştırması yapılmış ve alçak gönüllülüğün
kişiye değer katacağı, kibirin ise kişiyi değersizleştireceği anlatılmıştır.
Bu durumu en iyi özetleyen atasözü ise B seçeneğindedir.
7.

  1. Bir edebî eserin tek bir şekilde yorumlanacağını düşünmek, sanatçının istediği şeyi anlatabilme özgürlüğünü hiçe saymaktır.

  2. Sanatın fayda amacını görmezden gelmek, onun toplumları değiştirme gücünü de yok saymaktır

  3. Her şair, başlangıçta başkalarının izine basar; sonra kendi yolunu çizebilir.

  4. Sanatçının kendi sesini bulabilmek için öncesinde başka sanatçılardan etkilenmesi doğaldır.


Numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca aynı doğrultudadır?
Doğru Cevap: "E" 3. ve 4.
Soru Açıklaması
3. ve 4. cümleler, sanatçıların ilk olarak kendinden öncekilerden etkileni sonra özgün bir üslup oluşturabildiklerinden bahsetmektedir.

(Cümlede Anlam) Cevap E
8.
I. Milattan önceki uygarlıklara bakıldığında çoğunda sosyal sınıfların var olduğu göze çarpar.
II. Ayrıca “köle” sınıfı da bu durumun bir parçası olarak adaletsizliğin en çarpıcı örneğidir.
III. Bu durum, o uygarlıkta bir demokrasi sorunu olduğunu gösterir.
IV. Çünkü sınıfsal farklılık, sosyal adaletsizliği doğurur; bu da herkesin yönetimde söz sahibi olamadığını gösterir.

Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir bütün oluşturulmak istenirse sıralama nasıl olmalıdır?
Doğru Cevap: "C" I – III – IV – II
Soru Açıklaması
I. Cümle bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur. Diğer cümleler de anlamlı bir bütün hâlinde sıralandığında doğru sıralama I – III – IV – II olacaktır.
(Parçada Anlam) Cevap C
9.
Her düşünce başlangıç aşamasında bir kömürden farksızdır. ------. Böylece düşünce, özgün bir fikir olarak parlar, kendini belli eder. Sanatçının rolü de budur aslında. Bir düşünce adamı titizliğiyle işlediği fikirleri okura sunmak. Daha doğrusu fikirlerin sunumunda en estetik biçimi bulabilmek. Bir eseri güzelleştiren, okunur kılan da sunum ve içerikteki bu bütünlüktür işte. Okurda bir dimağ zevki bırakan, onu etkisi altına alan, düşünmeye zorlayan, beyin fırtınası yaptıran bir eserle hiçbir eser güzellik bakımından boy ölçüşemez.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
Doğru Cevap: "B" Her sanatçı onu kendince işleyip diğerlerinden farklı bir elmasa dönüştürür
Soru Açıklaması
Parçanın üçüncü cümlesi özgünlükten ve fikrin öne çıkmasından bahsettiği için boş bırakılan yere getirilecek en uygun cümle B seçeneğindedir.
(Parçada Anlam) Cevap B
10.
Senaristin yeni filmi, yeni sinematografik tekniklerin kullanılmasıyla öne çıkıyor. Adeta bir görsel şölen denebilecek havasıyla farklı bir kurgu sunuyor izleyiciye. Modern bir hikâyeyi, tarihî dekorla sunabilmek zordur aslında ama senarist bu zoru başarmış. Üstelik kıyafetten dekora, konuşmalardan kişilerin tutum ve davranışına kadar hiçbir şey, hikâyenin organik yapısını bozamamış. Bu durum da izleyicinin filmi izlediğinde gerçek bir olaya yerinde tanıklık ediyormuş hissine kapılması sonucunu doğuruyor. Sözün kısası, hiçbir katkı maddesi bulunmayan, doğal bir anlatımı var filmin.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Doğru Cevap: "B" Görsel estetiğin eksik kaldığına
Soru Açıklaması
10. Parçada filmin görsel bir şölen olduğu bilgisine yer verilmiştir. Bu ifade B seçeneğiyle uyuşmadığından cevap B’dir.
logo
Ygs Online Deneme Sınavı
11.
Nurettin Topçu, bu yapıtıyla hayalindeki Türkiye’nin panoramasını gözler önüne sermiştir. Toplum düzeniyle, üniversitesiyle, eğitmeni, işçisi, memuru, sözün kısası o toplumda kendine yer bulan herkesle bütün bir Türkiye rüyasını dile getirmiştir. Bu açıdan Yakup Kadri’nin Ankara romanıyla benzeştirilebilir bir eserdir bu. Ankara da Yakup Kadri’nin hayalî Ankara imgesini Kurtuluş Savaşı dekoruyla verir. Bu bakımdan bu eserlerin hem sağlam ve gerçek bir zemine bastığı hem de yarınla ilgili bir öngörüye sahip olduğu söylenebilir.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "E" Anlatım, kanıtlarla desteklenmiştir.
Soru Açıklaması
Parçada anlatılanların doğruluğunu kanıtlayan bir öge yoktur.
(Parçada Anlam) Cevap E
12.
Bilge Karasu, fazla öne çıkarmasa da “gece” imgesiyle ölüm korkusunu vermeye çalışmıştır. Yirmi dört saat ile sınırlanan zaman dilimi, insan ömrüyle karşılaştırıldığında öğleden sonra ölüme adım adım yaklaşılan bir dönemdir. Gece ise bu adımların sıklaştığı ve ölüm korkusunu yoğun olarak duyulduğu bir zaman parçasıdır. Bu yüzden Gece’de betimlenen yerler soğuk ve kasvetlidir. Yoğun bir şekilde sıralanan sıfatlar, gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiş korkuyu bütün acımasızlığıyla sezdirir. Karasu’nun bu kitapta denediği tekniklerden biri de farklı anlatıcılar kullanmasıdır. Öyle ki kimi zaman yazar ile anlatıcının birbirine karıştığı olur. Olaylar kim tarafından kime naklediliyor? Fazla net değildir. Çoğu
zaman karakterlerin yerini simgeler alır. Bu yüzden anlatım kapalıdır. Kişiler, sürrealist tablolardaki gibi parçalı, deforme olmuş yüzleriyle okurun karşısına çıkarlar.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir.
Doğru Cevap: "C" Yazarın çağrışıma uygun olmayan bir eser yazdığına
Soru Açıklaması
Parçada yazarın simgelere yer verdiğine değinildiği için C’ye değinilmemiştir.
(Parçada Anlam) Cevap C
13.
Abdülhamit döneminden Meşrutiyet’e, oradan Anadolu zaferine kadar geniş bir yelpazeyi içine alan ve üç döneme tanıklık eden, ayrıca otobiyografik nitelikler taşıyan Üç İstanbul romanıyla Mithat Cemal Kuntay; ele aldığı konular ve oluşturduğu karakterlerle kendinden söz ettirmiştir. Hilmi Yavuz’un “tarihin bilimsel değil ama tanıklığa dayanan ampirik ve gerçekçi bir irdelemesi” olarak nitelediği roman, her yazarın ilk romanında olduğu gibi yazarın hayatından izdüşümler taşır. Yazar dengelerin altüst olduğu, sefahat ve sefalet sahnelerinin yaygınlaştığı çöküş dönemi şartlarında sınıf değiştirmek isteyen tipik bir Osmanlı aydınının yükselişini ve düşüşünü anlatır.

Bu parçadan sözü edilen eserle ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Doğru Cevap: "D" Karakterlerin gerçekçi olmadığı
Soru Açıklaması
Parçadaki birinci cümleden A, B, C seçenekleri; son cümledeki sefahat vesefalet ile yükseliş ve düşüş ifadelerinden ise E seçeneği çıkarılabilir.

(Parçada Anlam) Cevap D
14.
I. Dünya Savaşı yıllarında rahatsızlığı dolayısıyla memleket dışında olan Yakup Kadri, savaşı yabancı basından takip eder. Türkiye’ye ancak Mondros Mütarekesi ertesinde dönebilir. Hemen Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’ye katılmak istese de Atatürk tarafından İstanbul’da gazetecilik yapmasının daha doğru olduğu ona anlatılır. Sonra İkdam gazetesine geçer. Oradaki yazılarıyla millî şuuru
uyandırmak ister. Daha sonra gazeteci olarak Tetkik-i Mezalim Heyeti çalımalarına katılan yazar, bu yıllarla ilgili hatıralarını “Vatan Yolunda” ve “İzmir’den Bursa’ya”da toplar. Ayrıca bu yıllardaki izlenimlerine daha sonra yazacağı “Sodom ve Gomore”, “Yaban”, “Ankara” romanlarında da yer verir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "B" İmgesel anlatıma yer verilmiştir.
Soru Açıklaması
Parçanın genelinde sözcükler bir bilgi aktarma amacıyla gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır. Dolayısıyla imgeye yer verilmemiştir.
(Parçada Anlam) Cevap B
15.
Türk tiyatrosunun ilk modern çalışmalardan günümüze kadar geçirdiği evreler dikkate alınırsa modern öncesi döneme göre çok geniş bir kişi kadrosunun varlığı görülür. 1923-1972 yılları arasında kaleme alınmış tiyatro eserlerindeki insan unsurunu inceleyen Sevda Şener, tiyatrodaki insan gerçeği ile toplum hayatı arasında bir ilişki kurmaktadır: “Son elli yıl içinde yazılan oyunlar, bize toplum gerçekleri konusunda ilgi çekici bir malzeme sağlamıştır. Bu malzeme, toplumun aydın kesimini oluşturan yazarlar açısından değerlendirilerek orta sınıf seyircinin anlayışına ve beğenisine göre biçimlendirilmiştir. Bu bakımdan salt nesnel gerçekler olarak kabul edilemese bile yazıldıkları yılların toplum görünümü ve sorunları hakkında bir fikir vermektedir. Buna dayanarak aslında tiyatro toplum zihniyetini yansıtan bir türdür,  denebilir.”

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Doğru Cevap: "D" Betimleme
Soru Açıklaması
Betimleme, bir yeri veya bir kişiyi zihinde canlandırmaya yarayacak görsel ayrıntılar sunmaktır. Bu parçada betimleme yapılmamıştır.
(Parçada Anlam) Cevap D
16.
Amasra, yemyeşil doğası ve maviden karaya çalan deniziyle adeta tılsımlı bir mekân. Ayak bastığınız ilk an ayaklarınıza hırçın hırçın vuran deniz ilk anda çalıyor kalbinizi. Hele bir de ormanın içinden seyrediyorsanız denizi, değmeyin keyfinize. Yol kenarlarında kendini size nazlı nazlı sunan böğürtlenler, sessiz doğanın içinde yankılanan kuş sesleri, gece yarısı bir şimşekle aydınlanıveren ürkütücü deniz…
Her şeyiyle bir bütün ve cezbedicidir Amasra.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "C" Tartışmacı anlatıma başvurulmuştur.
Soru Açıklaması
Parçada iki zıt görüşten biri savunulmadığından tartışmacı anlatım yoktur.
(Parçada Anlam) Cevap C
17.
İçinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından

Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "D" Tanık göstermeye yer verilmiştir.
Soru Açıklaması
Tanık gösterme, ünlü birinin öne sürülen fikri desteklediğini belirtmek için
yapılır. Bu dizelerde tanık gösterme söz konusu değildir.
(Parçada Anlam) Cevap D
18.
I. Dil, karşı tarafa nesnel bilgi aktarma işleviyle kullanılırsa göndergesel işlev olur.
II. İmge, çağrışıma dayalı anlamların zihinde uyandırdığı değişik görüntülerdir.
III. Türkiye Türkçesinin temelleri Millî Edebiyat Dönemi’nde “Yeni Lisan”la atılmıştır.
IV. İlk İslami ürünler, eski Türkçe dönemine aittir.
V. Codex Cumanicus, Oğuzların hikâyelerini içeren bir anlatıdır.

Numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
Doğru Cevap: "A" V.
Soru Açıklaması
Codex Cumanicus, Kıpçak Türklerine ait derleme bir sözlüktür.
(İletişim, Dil Kültür, Türk Dilinin Tarihi Gelişimi) Cevap A
19.
Bir sanatçı olarak düşüncelerimi direk söylemem eserlerimde. Okurun onları satır aralarından toplamasını isterim. Böylece bir düşünce adamı kimliğini atarım üstümden. Ben sanatçıyım sonuçta, doğruları direk söyleyen bir bilim adamı değil. Okura bir şeyler öğretmeye, dikte etmeye çalışan bir yapım yok. Ben anlatıcıyım sadece. Televizyonda çocuklara öğüt veren kıssalar anlatan bir hikâyeci değilim. Dolayısıyla kimse benden “Evet sayın okur; bu yanlış, bu doğru.” dememi beklemesin.

Bu parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "B" Okurunu doğruya yönlendirmeye çalıştığı
Soru Açıklaması
Parçada yazarın okuru yönlendirmediği, onlara doğru-yanlış ayrımını söylemediği
ifade edilmiştir. B seçeneği bu ifadeyle çelişmektedir.
(Parçada Anlam) Cevap B
20.
Ben, kibriti çaktığım zaman
Her şey kırmızıydı yüzün olarak
Ben kibriti çaktığım zaman
Çünkü her yüz bir memlekettir

Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Doğru Cevap: "D" Ünlü türemesine örnek sözcük vardır.
Soru Açıklaması
logo
Ygs Online Deneme Sınavı
21.
I. Arkadaşlarının peşisıra gidiyordu her yere.
II. Şuanda onların yaptığı maketi inceliyoruz.
III. Birazdan yani saat 15.30’da gelecekler.
IV. Biz de çözmemiz gereken soruları çözmüşdük.
V. TTK. nin araştırmalarda çok büyük payı vardır.

Numaralanmış cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yoktur?
Doğru Cevap: "D" III.
Soru Açıklaması
22.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Doğru Cevap: "A" Derviş Zaim’in “Cenneti Beklerken” filmi, sanatsal bakış ödülünü almıştı.
Soru Açıklaması
A seçeneğinde “Sanatsal Bakış Ödülü’nü” ifadesi büyük harflerle başlamadığından yazım yanlışı vardır.

(Yazım Kuralları) Cevap A
23.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi noktalama bakımından doğrudur?
Doğru Cevap: "C" “Sanatın ‘A’ takımı” olarak nitelendirebileceğimiz kişilerle görüştük.
Soru Açıklaması
A’da tırnağı kapatmadan cümlenin noktalama işareti konmalıdır. B’de kullanılan noktalı virgül, bağlaçtan önce geldiği için hatalıdır. D’de noktalı virgül yerine vigül konmalıdır. E’de cümle soru cümlesi olmadığından sona nokta konmalıdır. C’deki cümle ise noktalama bakımından doğrudur.

(Noktalama İşaretleri) Cevap C
24.
Kesiyorum durduğumuz yeri ortasından
Ey görünüş! Seni bir yerinden hiç anlamıyorum
Dibimde değil ayaklarımın, damarlarında
Derinliğini orada tutan, orada harcayan
Uçsuz bucaksız bir uçurum

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Doğru Cevap: "A" Birleşik isim
Soru Açıklaması
25.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Doğru Cevap: "B" Sanatçı, üslubu ve biçemiyle farklı bir hava taşıyor.
Soru Açıklaması
“Üslup” ve “biçem” aynı anlamda olduğundan B seçeneğinde gereksiz sözcük kullanımı vardır.

(Anlatım Bozuklukları) Cevap B
26.
Merdivenlerin oraya koşuyorum
Beklemek gövde gösterisi zamanın
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum
Bir şeyin provası yapılıyor sanki

Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "E" İşaret sıfatı vardır.
Soru Açıklaması
TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.

Ünite Özeti

1. Bu testte 40 soru vardır.

Hakkında Egitim Tercih

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*